YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13810
KARAR NO : 2014/1074
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, ölen eşi …’in çalıştığı süreler için Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan kendisini sigortalı yapması için sanığa 2.600 dolar verdiği, ancak aradan geçen sürede sanığın katılanın işini yapmadığı gibi parasını da iade etmediği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında katılandan sadece 600 TL para aldığını, Ankara’ya gidip işlemlerini yaptığını, bu işlemler için Ankara’daki bir iş takipçisine 500 euro para verdiğini beyan etmesi, sanıkla birlikte aynı araçla Ankara’ya gittiklerini beyan eden tanıkların da sanığın savunmalarını doğrulamaları, katılanın Ankara’ya hiç gitmediğini beyan etmesi, SGK yazılarına göre katılanın sigorta ve emeklilik işlemleri için
04.07.2006 ve 20.06.2007 tarihli dilekçelerle müracaatta bulunulmuş olması, ikinci dilekçenin bizzat elden takiple kuruma verilmesi ve nihayetinde katılana emekli maaşının bağlanması, yine katılanın, kardeşine ait nüfus kimlik fotokopisini sanığa vererek onun da emeklilik işlemlerini takip etmesini istemesi karşısında; sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.