Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13813 E. 2014/8955 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13813
KARAR NO : 2014/8955
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve… hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı, katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/11/2009 tarih ve 2009/1199 değişik iş sayılı kararı ile verilen itirazın reddine ilişkin karar kesin olup, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı da anlaşıldığından, sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Ödemiş Belediyesinin yol yapımında kullanılmak üzere temyiz dışı sanık …’nın ağabeyi olan … .ı’nın sahibi olduğu Ensari Petrolden partiler halinde asfalt ham maddesi alımı yaptığı, sanık …’nın da söz konusu belediyeye asfalt malzemesi satışı ile fiilen ilgilendiği, temyiz incelemesi dışındaki diğer sanık …’ın ise Ensari Petrolde şoför olarak çalıştığı, sanıklar … ve …n, Ödemiş Belediyesini dolandırmak amacı ile söz konusu ham maddeyi taşıdıkları… plakalı ford marka çekici ile … plakalı 2007 model… içersine zula tabir edilen ayrı bir bölüm yaptırdıkları ve olay günü de …’ne teslim edilmek üzere Tüpraş Rafineri çıkışlı AC/50/70 niteliğinde toplam 25.300 kg asfalt ham maddesini belirtilen araç ile Ödemiş’e götürdükleri ve belediye görevlileri olan sanıklar … ve …’ya teslim ettikleri, sanık … ve …’in söz konusu malı getiren tankeri kantara çıkarıp tartırmadan ham maddeyi teslim aldıkları, ancak temyiz dışı sanıklar .. ve…’ın söz konusu malzemenin 6.900 kg’nı tankerin zula bölümüne depolayarak belediyeye teslim etmedikleri ve bu şekilde Ödemiş belediyesini zarara uğrattıkları, belediye fen işleri müdürü olan sanık … ile taşeron firmanın işçisi olan sanık …’nun da dolandırıcılık eylemine yardım etmek suretiyle iştirak ettikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanık …’in belediye fen işleri müdürü olduğu ve boşaltım sırasında olay yerinde olmadığı, diğer sanık …’nun ise taşeron firmanın işçisi olduğu, bu sanıkların haklarında hüküm kurulan sanıklar … ile …’nın dolandırıcılık fiiline bilerek katıldıkları, onlarla tanışıklık, samimiyet, akrabalık içerisinde birlikte hareket ettikleri, bu anlamda haksız menfaat teminine ortak oldukları hususuna dair somut, net ve inandırıcı delil elde edilemediği, …’nin 01/04/2009 tarihli yazısında, “belediyenin hal binası içinde kantarın bulunduğu, ancak; suç tarihinde asfaltı getiren aracın büyüklüğü, ağırlığı ve kapasitesi ile ilgili bir kantar bulunmadığı, tartmadan teslim alma gibi bir uygulamanın olmadığı ancak kapasite itibariyle belediye kantarında tartımın mümkün olmadığı halde aracın ön tekerleklerine takoz konularak meyil verilmek sureti ile araçtaki tüm malzemenin boşaltılmasının sağlandığının” belirtildiği, suça konu asfaltı getiren TIR’ın belediye imkanları çerçevesinde tartımının mümkün olmadığı, bu nedenle tartımın yapılamadığı, sanıkların mutad uygulamanın dışına çıkmadığı, zira belediye yazısından anlaşıldığı
üzere belediye hal binasında tartılamayan araçların serbest piyasadan temin edilen kantarlarla tartımın yapıldığına dair belediyenin bir uygulaması yada talimatı olmadığı gibi sanıkların kendi kendilerine mutad uygulama dışına çıkarak “serbest piyasadan temin edilen bir tartıda tartım işlemlerini yerine getirmeleri halinde belediye zarara uğratılmazdı” yönünde bir sorumluluğun belediye içerisindeki görevleri nedeni ile sanıklara yükletilemeyeceği, suç tarihinde de belediyenin mutad uygulaması çerçevesinde kapasite itibariyle belediye kantarında tartımı mümkün olmayan aracın sınırlı imkanlar nedeni ile aracın ön tekerleklerine takoz koymak ve meyil verilmek sureti ile araçtaki tüm malzemenin boşaltılmasının sağlanmaya çalışıldığı, TIR içerisindeki asfaltın içinde yapılan tertibat nedeni ile dışardan anlaşılabilmesinin mümkün olmadığı, sevk irsaliyesi ve rafineriden çıkan fişlerin kontrol edildiği ve suçtan bir menfaat de temin etmedikleri gözönüne alındığında sanıklara kusur isnat edilemeyeceği gerekçesiyle sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.