YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13818
KARAR NO : 2014/5491
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; oğlunun rahatsızlığı nedeniyle … Numune Hastanesi bahçesinde bulunan mağdurun yanına giden sanığın, mağdurla sohbet ederek yakınlık kurmaya çalıştığı, mağdurun …’lı olduğunu öğrenmesi üzerine hemşehri oldukları izlenimi yaratmak için, aslen …’lu olmasına rağmen …’lü olduğunu söylediği, …Belediyesi’nde bir bölümün başkanı olarak görev yaptığını, hemşehrilerini işe alma düşüncesinde olduğunu belirterek mağdurda güven telkin ettikten sonra, işsiz olan mağduru da 950 TL maaş ile bir işe yerleştirebileceğini vaad ettiği, başvuru için son gün olduğunu söyleyerek, işe giriş işlemleri için gerekli olduğundan bahisle mağdurdan 400 dolar aldığı, aynı gün PTT … şubesi önünde buluşmak üzere mağdurun yanından ayrıldığı ve sonrasında ortadan kaybolduğu anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün”, “30 gün” ve “600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.