YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13865
KARAR NO : 2014/5611
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ile katılanlar … ve …’in 2005 yılı sonlarında …’nda ortaklaşa araç kiralama işi yapmaya karar verdikleri, sanığın bir süre sonra katılanların yanına gelerek bu iş için 3 adet…, 2 adet …, l adet … marka araç satın aldığını ve bu araçları … ilçesinde bir otoparka bıraktığını söyleyerek bu araçlara ait anahtarları katılanlara teslim ettiği ve katılanlara arabaları senetle aldığını, bir miktarını peşin ödediğini, kalan kısmını ise para kazandıkça ödeyeceklerini belirterek katılanlardan araç devir işlemleri için 3500 TL para aldığı, yine sanığın değişik zamanlarda bu araçların borcunun ödenmesi için katılanlardan 30.000 TL daha para aldığı, yine katılan …’in bu iş için ayrıldığı iş yerinden aldığı kıdem tazminatı olan l0.500 TL’yi de sanığa verdiği, belli bir süre sonra katılanların sanığın davranışlarından şüphelenerek sanıktan habersiz olarak … ilçesindeki Hastane otoparkında olduğu söylenen araçları görmeye gittikleri, ancak burada herhangi bir araç bulamadıkları, bunun üzerine …’na dönen katılanların sanığa bu işten vazgeçtiklerini, arabaların kendisine ait olmasını ancak verdikleri paraları iade etmesini söyledikleri, sanığın ise katılanlara ödeme yapacağını söyleyerek katılanları uzun süre oyaladığı, katılanların sıkıştırması üzerine onlara olan borcuna karşılık … Şubesinde bulunan … hesabından keşide edilmiş l5.l0.2005 İstanbul keşide tarih ve yerli l8.500 TL bedelli hamiline yazılmış, … seri nolu sahte çeki ve yine 25.12.2004 vade tarihli 6.000 TL bedelli alacaklısı …, borçlusu … ve kefili … olan senedi verdiği, katılan …’ın söz konusu çeki bankaya götürdüğünde çekin karşılıksız ve sahte olduğunu öğrendiği,yine sanık tarafından kendisine verilen senedi de unsurları eksik olması nedeniyle icraya veremediği, bu durumu sanığa ilettiğinde sanığın bu sefer … ilinde miras olarak kendisine intikal eden arsaları bulunduğunu söyleyerek …’a …. Noterliğinde düzenlenen…yevmiye nolu l6.08.2005 tarihli satış için genel vekaletname verdiği, ancak katılanlarca …Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılan araştırma neticesinde sanık adına bu ilde kayıtlı herhangi bir taşınmazın bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın bu şekilde gerçekleşen eylemleri ile olayın başından beri katılanlar … ve …’ı dolandırmak kastı ile hareket ettiği, suç neticesi elde edilen haksız yarara karşılık sanığın, katılanlara sonradan verdiği çek, sened, vekaletname gibi belgelerin suçun oluşumuna ve niteliğine etkisinin bulunmadığı gözetilerek; sanığın üzerine atılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.