YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13950
KARAR NO : 2014/5360
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan … Şirketi ile sanığın yetkilisi olduğu acente arasında acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, sanığın, katılan … şirketi adına faaliyet alanına giren bölgede, sigorta poliçelerini katılan şirket nam ve hesabına akdetmek ve tahsil ettiği primleri, komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra katılan şirkete iade etmesi gerekirken tahsil ettiği 11,056,00 TL parayı şirkete iade etmeyip uhdesine bulundurmak suretiyle üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına,katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılan … şirketi adına faaliyet alanına giren bölgede sigorta poliçelerini katılan şirket nam ve hesabına akdetmek ve tahsil ettiği primleri katılan şirkete iade etmesi gerekirken, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek tahsil ettiği 11,056,00 TL parayı şirkete iade etmeyip uhdesine bulundurması şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin teselsülen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı hesaplanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmesi yerine 51/2 maddesinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ” 5237 sayılı TCK’nın 155/2, 43/1, 51/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 100 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırılarak 125 gün adli para cezasının karşılığı aynı kanunun 51/2. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 6 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 120.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.