YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1396
KARAR NO : 2013/16627
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa dolandırıcılıktan değil, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanıklardan …’in paraya sıkışması nedeniyle kredi almayı düşündüğü, ancak bankalar nezdinde itibarının kötü olması nedeniyle kredi verilemeyeceğini bildiğinden bankayı dolandırmak amacıyla evrakı tefrik edilen …’ın kendisi için hazırlamış olduğu … sahte kimliğiyle kredi dosyası hazırlattığı ve sanık …’i kefil gösterdiği, aynı şekilde sanık … adına sahte nüfus cüzdanı ve buna uygun sahte ikametgah belgeleri yanı sıra, şirkette çalıştıklarına dair sahte belgeler düzenledikleri, sanık …’in ayrıca, temyiz dışı …’in bankadan 10.000,00 TL kredi almasını temin etmek için belgeler hazırlattığı ve ona kefil olduğu, sanıkların hazırlamış oldukları sahte belgeleri bankaya ibraz ederek sanık …’in 05.10.2005 tarihinde 6.000 TL, sanık …’in 19.10.2005 tarihinde 8.000 TL kredi aldıkları, …’in ise durumun ortaya çıkması nedeniyle krediyi alamadığı, aynı şekilde …’in de beraat eden … adına düzenlemiş olduğu belgelerle bankaya başvurmasına rağmen durumun fark edilmesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, bu şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket eden sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 158/1-j-son maddesi hükmüne göre adli para cezasının, aynı kanunun 52. maddesi gereğince, elde edilecek haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde tayin edilmesi gerekirken 800 gün adli para cezası olarak belirlenmesi ile sanık …’in kendi adına kredi alması eyleminden dolayı bozma ilamı öncesinde, aynı kanun maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmiş olmasına rağmen, bozma ilamından sonra verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezasının, kazanılmış hakkı bulunduğundan bahisle sonuç cezanın 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve müdafii ile sanık …’in temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.