Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14057 E. 2014/5752 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14057
KARAR NO : 2014/5752
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
ANS Bilgisayar ismi ile uygun fiyatlarla bilgisayar sattığına ilişkin gazete ve internete ilan veren sanığı telefon ile arayan katılanın iki adet bilgisayarı 2.100,00 Amerikan Doları karşılığında satın almak üzere anlaştığı, dosyada birer sureti bulunan dekontlardan da anlaşıldığı üzere, İlk başta 19.04.2006 tarihinde kendisine verilen sanık … adına … Bankası … Şubesine iki seferde toplam 700,00 TL. Para gönderdiği, aradan geçen sürede sanığın katılanı tekrar arayarak 700,00 Amerikan Doları değerindeki başka bir bilgisayarın 400,00 Amerikan Dolarına düştüğünü söylemesi üzerine katılanın bu bilgisayarı da satın almak istediği, sanığın bu kez de 550,00 TL peşinat göndermesini istediği, katılanın 21.04.2006 tarihinde istenen parayı banka aracılığıyla sanığın hesabına havale ettiği, sanığın önce bilgisayarları … Kargo…Şubesi’ne gönderdiğini söyleyip ardından kurye ile teslim edileceğini söyleyerek katılanı oyaladığı, bilgisayarları göndermediği, yine şikayetçi …’un da internette gördüğü ilan nedeni ile sanığı aradığı, 1.850,00 TL karşılığında bir adet bilgisayar almak üzere telefonda konuştuğu kişi ile anlaştığı, bilgisayar bedelinin tamamını 27.03.2006 tarihinde kendisine bildirilen … adına … Şubesi’ndeki hesaba havale ettiği, sanığın bilgisayarı göndermemesi üzerine yaptığı telefon konuşmasında hesap yaptığını söyleyen sanığın, 100,00 TL daha göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine bu kez de 28.03.2006 tarihinde istenen parayı katılanın da parasını gönderdiği sanığa ait … Bankası … Şubesine havale ettiği, buna karşın bilgisayarın gönderilmediği somut olaylarda; dosya içerisindeki dekontlar, sanığın gönderilen paraları tahsil ettiğine dair banka yazısı ile sanığın bilgisayarları sahiplerine teslim ettiğini savunmasına rağmen buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edememesi karşısında dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabilde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılan … ile 2.100,00 Amerikan doları karşılığında iki adet bilgisayarın gönderilmesi konusunda anlaştıktan sonra ilerleyen günlerde tekrar katılanı arayıp 700,00 Amerikan Doları değerindeki bilgisayarın indirime girdiğini 400,00 Amerikan Dolarına düştüğünü söyleyerek ikinci kez 550,00 TL daha havale göndermesini temin etmesi karşısında sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezalarının alt sınırın üzerinde 60’şar tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezalarına ilişkin sırasıyla “60 gün” ve “1.200,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.