Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14144 E. 2014/5767 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14144
KARAR NO : 2014/5767
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün 27.01.2009 tarihinde 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ancak … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 10.07.2012 tarihli yazısından da anlaşıldığı üzere sanığın o tarihte cezaevinde bulunması nedeni ile yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın 24.01.2011 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabil edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, diş hekimi olan katılan …’in muayenehanesine giderek kendisini katılanın çocuklarının doktoru … olarak tanıtıp, muayenehanede sekreter olarak çalışan diğer katılan …’a, …’i aramasını söylediği, eline aldığı telefonu kapattıktan sonra konuşmaya devam ediyormuş gibi yapıp katılan …’a para verdiğini gördüğü şahsı kastederek “ … Bey 800,00 TLgetirmiş, onu alıp çıkayım mı?” dediği, ardından sahte görüşmeyi bitirip bahsi geçen miktarda parayı alarak muayeneden çıktığı somut olayda; sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasındaki savunmasında suçunu ikrar etmesi ve katılan … tarafından teşhis edilmesi karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.