YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1416
KARAR NO : 2013/14743
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şüpheli ile bir tesadüf sonucu karşılaşan ve tanışan katılanın evine uydu sistemi kurulması, uydu alıcı cihazları, dijital kart alımı için pazarlıkla sözlü anlaşmaya varması ve ona para vermesini mütakip taahhüdünü yerine getirmeyerek, aldığı para ile ortadan kaybolması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu olşturduğu iddia olunan somut olayda;
Katılanın 26.04.2007 tarihli “Kovuştumaya Yer Olmadığına Dair Karara” yönelik 11.05.2007 havale tarihli itiraz dilekçesinde; sanıkla uydu sistemi kurulumu … için arkadaşı … Otel işletmecisi …’nın yanında sözlü olarak anlaştığını, üç adet Goldmaster 9450 CI dijital uydu alıcısı ve bilgisayar içine takılabilecek Star-2 dijital kiti temin ve tesis işini yapabileceğini bildiren sanığa “….kendisinin (sanığın) Goldmaster tâli bayii olduğunu
belirtip, bu durumu gösteren bir kısım broşür ve belgeler gösterdiği” için güvenip, ikna olduğunu ve istediği bu malzemeleri “…..’deki merkezinden bedelini peşin ödeyerek alabildiği….” söylemine kanarak tanık …’ın yanında 550 TL verdiğini ileri sürmesi karşısında;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; olayın başlangıç ve gelişimi hakkında bilgisi olduğu anlaşılan …’nın ve daha önce dinlenen tanık …’ın yukarıda özetlenen katılanın iddiaları hususunda usulünce uygun biçimde tanık sıfatıyla dinlenmeleri, itirazı inceleyen … 5.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.07.2007 tarihli kararının gerekçesinde belirtildiği gibi “….şüpheli tarafından bir takım belgeler gösterilerek katılanın aldatılıp aldatılamadığı…” hususunun irdelenmesi, katılan tarafından sanığa verildiği iddia olunan 550 TL’nin çanak anten, kablo tesisi sonrası salt dijital uydu alıcılar ve Star-2 model dijital kit alımı için verilmiş bir para olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik soruştuma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.