YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14217
KARAR NO : 2013/1916
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık … ile şikayetçi … arasında arazi anlaşmazlığı bulunduğu, şikayetçinin suça konu araziyi …’in vekaletiyle milli emlaktan kiralayarak üzerinde zeytin fidanları diktiği, suç tarihinde sanık …’ın temyiz dışı … ile birlikte şikayetçinin bahçesindeki 20 adet fidanı sökerek kırdığı iddia edilen olayda;
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, olaya ilişkin görgü tanığının bulunmaması, şikayetçi ile aralarında arazi uyuşmazlığının bulunması suçu işlediğine delil teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanığın yüklenen suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.