Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1444 E. 2013/14834 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1444
KARAR NO : 2013/14834
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ : … 2. Ağıır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın herhangi bir sağlık güvencesinin bulunmadığı, bu nedenle zorunluluk ve mecburiyet duyduğundan diğer sanık olan kardeşi …’a ait Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından verilen V 116637 seri nolu sağlık karnesini kullanarak ve kendisini … olarak tanıtıp … Üniversite Hastahanesinde muayene yaptırdığı, yine Haydarpaşa Numune Hastahanesinde dört ayrı tarihte muayene olduğu, en son muayene sırasında ise durumun farkedilip tutanak tutularak suç duyurusunda bulunulduğu olayda, sanık …’in diğer sanık …’a ait yeşil kartı görevliye vermesinin basit yalan niteliğinde olduğu, hile boyutuna ulaşmadığı, ayrıca tedaviyi yapan sağlık görevlilerinin gelen hastanın ibraz edilen belgedeki kişi olup olmadığını tespit etmelerinin görevlerinin gereği olduğu, zaten ilk bakışta da kimlik kartının sanık …’e ait olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.