Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1448 E. 2013/14846 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1448
KARAR NO : 2013/14846
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ile sanığın hemşehri oldukları, sanığın … Numune Eğitim ve Araştırma Hastahanesi’nde çalıştığı, katılanın oğlu …’in sağlık memurluğu ile ilgili meslek okulunu bitirerek KPSS’ye girdiği, bunu öğrenen sanığın katılan ile irtibata geçerek oğlunu istedikleri yere yerleştirebileceğini, önce üç büyük kente daha sonra … İline yakın bir yere atamasını yaptıracağını vaadederek karşılığında katılandan 2500 TL para göndermesini istediği, katılanın da sanığa inanarak … İli PTT aracılığıyla bu miktar parayı sanığa havale ettiği, katılanın oğlunun girdiği sınav sonrası atamasının … İli … İlçesine yapıldığı, bunu öğrenen katılanın sanıktan parayı geri
istediği ancak sanığın suça konu parayı geri vermeyerek atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan tarafından sanığa para gönderilmediği, paranın katılanın oğlu tarafından sanığa 2006 yılında gönderildiği, katılanın 2008 yılında sanık hakkında şikayetçi olduğu, katılanın oğlu tarafından gönderilen paranın hangi amaç ile gönderildiğinin anlaşılamadığı, sanığın savunmasında katılanın akrabası olan tanık …’den olan alacağına karşılık kendisine gönderildiğinin bildirdiği tanık …’inde bu savunmayı doğrulaması karşısında, olayın alacak borç ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eylemin dolandırıcılık niteliğinde olduğunu gösterir katılanın iddiasını doğrulayacak sanığın cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, tanık anlatımlarının katılandan öğrendikleri duyum niteliğinde bulunduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer C. savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.