Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14645 E. 2014/6308 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14645
KARAR NO : 2014/6308
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın inşaatında çalışan sanığa evlenmek istediğini söylemesi üzerine, sanığın kendisine bu konuda yardımcı olacağını bildirdikten sonra, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen … isimli bir bayan ile tanıştırmak için Konya’ya çağırdığı, burada adı geçen bayan ile görüşüp evlenmeye karar veren katılandan önce bayanın paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 50 TL aldığı, daha sonra katılana telefon edip, bayana altın alacağını söyleyerek para istediği ve katılanın posta havalesi ile gönderdiği 3000 TL’yi almak suretiyle, hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında, katılandan değişik tarihlerde haksız menfaat temin etmesi nedeniyle, hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “365 gün” ve “7300 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.