Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/149 E. 2013/13386 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/149
KARAR NO : 2013/13386
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların elma satın almak isteyen müştekiye başkalarına ait elma’yı kendilerine ait olduğuna ikna edip satış konusunda anlaştıkları, nakliye için irsaliye gerekli olduğunu söyleyip, müştekiyi faks çekmek üzere bir dükkana götürdükten sonra parasını aldıkları elmaları teslim etmeden ortadan kaybolmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddia ve kabul edilen olayda, sanıkların savunmalarında müştekiye elmayı satıp teslim ettiklerini, karşılığında müştekinin borçlu, sanıklardan …’ın kefil sıfatıyla imzaladığı 20.01.2007 tarihli 10.000 TL bedelli bonoyu aldıklarını ileri sürmelerine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından, dosyada fotokopisi bulunan bono aslının sanık …’dan temin edilerek, bahse konu
bono altında bulunan imzanın müştekiye ait olup olmadığı, bonunun hangi amaçla ve ne zaman verildiği hususlarında müştekinin beyanına başvurulup, gerekli görülmesi halinde uzman bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırıldıktan sonra, sanıkların hukuki durumların tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de,
Sanık …’ın sabıka kaydında yer alan hükümlülüklerin, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren “Çek Kanunu” gereğince silinme koşullarının araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.