Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15002 E. 2013/18729 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15002
KARAR NO : 2013/18729
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zİncirleme nitelikli dolandırıcılık, zincirleme resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Resmi belgede sahtecilik suçundan netice hapis cezasının 2 yıl 9 ay 20 gün yerine 1 yıl 21 ay 10 gün şeklinde yazılması isabetsizliği sonucu etkili görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; ….köyünde bekar olarak nüfusa kayıtlı bulunan sanığın, 13.01.1996 tarihinde vefat eden … ile resmi nikâh olmaksızın birlikte yaşadığı, …’ın gerçekte 10.07.1993 tarihinde öldüğü kovuşturma aşamasında nüfusa tescil edilen ilhame ile resmi nikahla evli olduğu, nikahlı eşinin ölümünü nüfusa bildirmediği, şikayet tarihi itibariyle İlhame’nin kayden “sağ” göründüğü ortamda, ona ait kimlik bilgilerini havi ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan “kayıp” nedeniyle Erzurum-Merkez Nüfus Müdürlüğünden 25.04.2003 tarihinde verilme suça konu nüfus cüzdanını alıp muhtelif işlemlerde kullandığı ve …’ın sağ kalan hak sahibi eşiymiş gibi katılan kurumdan 01.02.1996-01.06.2009 tarihleri arasında 15.359 TL tutarında “ dul maaşı” alarak haksız yarar sağlaması eyleminin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.