YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15066
KARAR NO : 2013/9835
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Polis Meslek Yüksekokulunda öğrenci olan sanığın polis okulu gazinosundaki eşyalara tekme vurmak suretiyle zarar verdiği şeklindeki eylemin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak
Sanığın 25/10/2010 tarihli istinabe yoluyla alınan savunmasında “verdiği zararı karşılamaya hazır olduğuna” ilişkin beyanı karşısında; müşteki kurumdan maddi zarar miktarının sorulmasından sonra sanığın söz konusu zararı
karşılayıp karşılamadığı araştırılıp neticesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda karar verilmesi gerekirken, sanığın zararı karşılamaya yönelik beyanından daha önceki 30/06/2010 tarihli müşteki kurumun zararın karşılanmadığına ilişkin yazısına itibar edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.