Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15176 E. 2014/5911 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15176
KARAR NO : 2014/5911
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, şikayetçiler …, …, …, … ve … ile kardeş olduğu, babaları olan …’nun vefatından dolayı miras yoluyla kendilerine intikal eden, … … mahallesinde bulunan, 2302 ada, 1 parsel numaralarında tescilli ve 430 metrekare büyüklüğünde olan taşınmaza hisseleri oranında malik oldukları, sanığın, şikayetçilerin bilgisi ve rızası olmadan söz konusu taşınmazda şikayetçilerin üzerine kayıtlı olan hisseleri müteahhit olan katılan…’a kat karşılığı satma hususunda anlaşma yaptığı, bunun karşılığında katılandan ilk başta 10000 dolar para aldığı, şikayetçi … ve …’nın kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle oluşturduğu sahte nüfus cüdanlarına istinaden … Noterliğinde, 10.03.2010 tarihli ve adı belirtilen şikayetçilere ait taşınmaz hisselerinin satış yetkisinin devrini içeren sahte vekaletname düzenlettirdiği, anılan vekaletnameye istinaden … Noterliğince düzenlenen 14.05.2010 tarihli vekaletname ile kendisinde bulunan satış yetkisini … isimli kişiye devrettiği, … isimli kişi tarafından da şikayetçiler … ve …’ya ait olan hisselerin …Tapu Müdürlüğünde, 17.05.2010 tarihinde düzenlenen resmi satış senedi ile katılan …’a devredildiği, katılanın bu satışa karşılık olarak sanığa 100000 TL para verdiği, sanığın kardeşleri olan diğer şikayetçilerin hisselerini de devretmek üzere satış yetkisini içeren vekaletnameleri temin edeceğini katılana söylediği, bir süre sonra sanığın, …, … ve …’nun kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle oluşturduğu sahte nüfus cüdanlarına istinaden Büyükçekmece 5. Noterliğinde, 22.04.2010 tarihli, 11044 yevmiye numaralı ve satış yetkisi içeren sahte vekaletnameyi düzenlettirdikten sonra söz konusu vekaletnameyi kullanarak kendisinde bulunan satış yetkisini, 25.05.2010 tarihli düzenlentirdiği vekaletnameye dayanarak tanık …’a devrettikten sonra, sanık, katılan … ile tanık …’ın birlikte …Tapu Müdürlüğüne, 26.05.2010 tarihinde müracaatta bulunarak adı belirtilen şikayetçilere ait hisseleri, katılan …’a resmen devretmek istedikleri, satış için resmi işlemlere başlanıldığı sırada; Tapu Sicil Müdürlüğü görevlilerince, ibraz edilen evraklar üzerinde yapılan inceleme neticesinde; adı belirtilen şikayetçiler adına daha önce düzenlenen iştirakin feshine ilişkin 13.11.2006 tarihli 22699 yevmiye numaralı olan ve … Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnamede bulunan nüfus cüzdanları ile sanık tarafından ibraz edilen, 25.05.2010 tarihli, … yevmiye numaralı olan ve …’ın satış için vekil tayin edildiği vekaletnamede bulunan nüfus cüzdanlarının yapılan karşılaştırmalarında; sanık tarafından ibraz edilen vekaletnameye ekli olan nüfus cüzdanlarındaki resimlerin orjinal olmadığı şikayetçilere ait fotoğraflardan farklı olduğu, nüfus müdürlüğü imzalarının da sahte olduğunun anlaşıldığı, bu hususun … Nüfus Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda tespit edildiği, ayrıca Tapu Sicil Müdürlüğünce bu hususta tutanak düzenlediği, bu şekilde sanığın şikayetçiler adına sahte vekaletnameler düzenleyerek şikayetçilere ait hisseleri katılan …’a satarak haksız menfaat etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurların beyanlarına, noter vekaletnameleri ile tanzim edilen tutanak içeriklerine ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın … ile … adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanlarına istinaden adı belirtilen şikayetçiler adına satış yetkisini içeren sahte vekaletname düzenlemesi, farklı bir tarihte de şikayetçiler …, … ve … adlarına düzenlenen sahte nüfus cüzdanlarına istinaden adı belirtilen şikayetçiler adına satış yetkisini içeren sahte vekaletname düzenlemesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin, sahte olduğu tespit olunan belgenin noterce düzenlenen vekaletname olduğu dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 204/1-3. maddesi kapsamında kalacağının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 43. maddeleri gereğince yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.