Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15275 E. 2014/6321 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15275
KARAR NO : 2014/6321
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, traktör ticareti yapan katılanın işyerine gelerek yaptığı pazarlık sonucundan satın almaya karar verdiği traktörün bedelini Almanya’da yaşayan ağabeyinin göndereceğini söylediği ve telefon görüşmesi yapmak üzere dışarı çıktığı, bir süre sonra katılanı arayan bir şahsın kendisini sanığın ağabeyi olarak tanıtarak parayı nereye havale etmesini istediğini sorduğu, ardından göndereceği 25.000,00 TL paranın 6.000,00 TL’sini hasta olan babasının masraflarını karşılaması için kardeşine verilmesini istediği, bu konuşmadan kısa bir süre sonra katılanı başka bir numaradan arayan şahsın Ziraat Bankası’ndan aradığını, hesabına 25.000,00 TL para geldiğini ancak şubede yeterli para bulunmadığından ertesi gün öğleden sonra ödeme yapabileceklerini söylediği, bu sırada işyerine dönen sanığın, babasını acilen hastaneye götürmesi gerektiğini söyleyerek ağabeyinin gönderdiği paranın 2.000,00 TL’sini almak istediği, bunun üzerine arkadaşı olan tanık …’tan 1.000,00 Avro alarak sanığa veren
katılanın bankaya gidip parasının gelip gelmediğini sorduğunda dolandırıldığını anladığı somut olayda; sanığın o tarihte Bulgaristan’da bulunduğuna yönelik savunmasını ispat edemediği gibi suçta kullanılan telefon numarasının abonelik kaydının sanığa ait olmadığı anlaşılmasına rağmen o tarihte söz konusu numaradan aranan şahıslardan birisinin sanığın eşi … olduğunun tespit edilmesi ve katılan ile tanıkların sanığı fotoğraflarından teşhis etmeleri karşısında sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.