Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15315 E. 2014/7165 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15315
KARAR NO : 2014/7165
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, ortadan kaldırma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
1- Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Somut olayda; … il merkezindeki özel diyaliz merkezinde tedavi görmekte olan müteveffa sanık …’in … … Köyündeki evinden diyaliz merkezine diyaliz aracı ile gidip gelmesine rağmen, taksici olan sanıkların ticari taksileri ile geliş-gidiş yapmış gibi fatura düzenleyip katılan kuruma ibraz ederek haksız olarak yol parası almak suretiyle kamu kurum ve kuruluşunu dolandırdıkları iddia edilmiş ise de; sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezaların miktarı, nev’i ve suç tarihi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, hesaplanan 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının suç tarihi ile karar tarihleri arasında gerçekleşmesine göre, davanın gerçekleşen bu zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMUK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden “sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına” dair kısmın çıkartılarak yerine “sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMUK’nın 223/8 maddesi uyarınca düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.