Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1543 E. 2013/20102 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1543
KARAR NO : 2013/20102
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın olay tarihinde Niğde ilinde bulunduğu sırada şikayetçinin işletmekte olduğu Özgüven gıda isimli dükkanı telefonla arayarak, kendisini muhasebeci olarak tanıtıp, dükkanın yakınında bulunan Global iş merkezinde çalıştığını belirterek muhtelif malzemeleri sipariş verdiği ve 100 TL para ile ödeme yapacağını söyleyerek, para üstü olan 75 TL nin de gönderilmesini istediği, şikayetçinin, istenen siparişleri ve 75 TL parayı yanında bulunan oğlu …’ ya teslim ederek adresi verilen iş merkezine gönderdiği, sanığın, bu sırada iş merkezinin önüne gelerek, verdiği siparişi getiren …’nın karşısına çıkıp “siparişi ben verdim, sen bana para üzerini ver, siparişi de yukarı götür ” şeklinde yalan söyledikten sonra Ramazan

Gökkaya’dan 75 TL parayı almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması ve infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında; bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.