YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15559
KARAR NO : 2014/3514
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık …’nin kızkardeşi …’nin kimlik bilgileri ile düzenlenen sahte nüfus cüzdanını kullanarak başvurduğu Manisa Valiliğinden tahsis edilen yaşlılık aylığını 01/11/2000-01/03/2009 tarihleri arasında alıp kullandığı ayrıca 17/02/2005 tarihinde Manisa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Yeşilkart Birimine müracaat ederek aldığı yeşilkartı kullanarak 3.661,96 TL’lik harcama yapılmasına sebebiyet vererek kamu zararına neden olduğu iddia olunan olayda; nüfus kaydı itibarı ile 1955 doğumlu olan sanığın mahkemede 20/12/2011 tarihli celsede yapılan nasiye-i haline göre 80 yaşlarında göründüğünün belirlenmesi, kendisinin beyanına göre de 90 yaşlarında bulunduğunu söylemesi karşısında başvuru tarihi ve sonrasında yaşlılık aylığı almaya hakkı bulunduğu, idare tarafından yapılan araştırmaya göre de sanığın yeşilkart alma koşullarını taşıdığına dair tespit yapılmış olması karşısında, sanığın unsurları itibarı ile oluşmayan suçtan beraatına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
İddianamede anlatılan sahte nüfus cüzdanı düzenlenmesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden evvel işlendiği ve 765 sayılı TCK’nın 350.maddesinde düzenlenen suçu teşkil ettiği gözetilerek, suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.