YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15568
KARAR NO : 2014/6977
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tanık … ile aynı ceza evinde birlikte kalan sanığın, tahliye olduktan sonra tanık …’ın akrabası olan mağdur …’ın iş yerine giderek tanık …’ın gönderdiğini söylediği bir mektubu verip, 50 TL para istediği, mektubun içeriğinde; ”… bu yanına gelen arkadaş gariban biridir, bizimle beraber yatıyordu bugün tahliye oldu durumu iyi değil yanına yolluyorum ona biraz harçlık ver yeni evli ihtiyacı var ben çıkarken hallederiz yanlız kimseye söyleme ” şeklinde yazılı olduğu, mağdur …’ın söz konusu mektubun akrabası olan tanık …’tan geldiğine inanarak sanığa 50 TL para verdiği, parayı alan sanığın, muhtelif zamanlarda bir kaç defa daha mağdurun iş yerine gelerek bu şekilde para istediği; ancak mağdurun sanığa bir daha para vermediği, söz konusu mektubun içeriğindeki yazıların adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen raporda; söz konusu yazıların sanığın el ürünü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın, hileli hareketler sergileyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurun beyanlarına, bilirkişi raporuna, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, muhtelif zamanlarda birden fazla kez mağdurun iş yerine giderek hileli hareketler sergilemek suretiyle para istediği; ancak sadece bir kez mağdurdan para aldığı ve bu şekilde; 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmeye kalkışmış olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 50 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.