YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15596
KARAR NO : 2014/3452
KARAR TARİHİ : 25.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan … ‘nın, Çankaya 1. Bölge 153 parselde kayıtlı taşınmazını satması için emlakçılık yapan sanık … Köklüye Ankara 4. Noterliğinin 04/07/2002 tarihli ve 17664 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yetki verdiği, bilahare katılanın Eskişehir 2. Noterliğinin 25/10/2004 tarihli ve 11635 yevmiye numaralı azilname ile sanığın vekillikten azlettiği, azilnamenin de usulüne uygun olarak 03.11.2004 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde, sanığın hükümsüz kalan vekaletnameye istinaden müştekiye ait suça konu taşınmazı azilnamenin tebliğinden sonra 28/08/2007 tarihinde … isimli şahsa satarak devrettiği iddia ve kabul edilen olayda;
1- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Somut olayda, sanığın herhangi bir hileli söz ve davranışının bulunmadığı anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın satış yetkisini ortadan kaldıran azilnamenin usulüne uygun tebliğine rağmen, katılana ait taşınmazı satıştan önce rızasını almadan başkasına sattığı anlaşılmakla, atılı güveni kötüye kullama suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün ilgili kısmına “TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.