Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15631 E. 2014/7913 K. 22.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15631
KARAR NO : 2014/7913
KARAR TARİHİ : 22.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık , resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nun 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir.Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır.Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklar …, … ve … ‘in sahte belgeler ile bankalardan kredi almak amacıyla birlikte hareket ederek 12.10.2006 tarihinde … adına aldıkları 2007 mode… marka aracı, almış oldukları fatura ve Vergi Dairesi’nden alınan özel tüketim belgesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne müracaat ederek … plaka ile trafik tescile kayıt ettirdikten sonra söz konusu aracı 2. kez tescil ettirmek için önceki belgelerde bazı bilgileri değiştirerek … adına tanzim edilmiş satış faturası, özel tüketim ödeme belgesi ve A,T uygunluk belgesi tanzim ettikleri, …’in …’e … Noterliği’nde verdiği 12.12.2006 tarihli vekaletname ve sahte olarak tanzim edilen diğer evraklar ile Kızılcahamam Emniyet Müdürlüğü’ne müracaat ederek 2. kez … plaka ile … adına tescil ettirdikleri. … ‘in sahte tescil edilen bu aracı 28.12.2006 tarihinde … Noterliği’nde düzenlettirdiği satış sözleşmesi ile … ‘e sattığı, sanıkların aynı gün Türk Ekonomi Bankası … Şubesi ‘ne müracaat ederek … adına 30.000 TL kredi talebinde bulundukları, banka şubesinin işlemleri başlatarak araç üzerine şerh verilmesi için Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne yazı yazdığı, ancak işlemler bitmediği için talep edilen kredinin ödenmediği, …‘in satış sözleşmesi ile Kızılcahamam Emniyet Müdürlüğü’ne müracaat ederek aracın adına tescil edilmesi ve araç üzerine Türk Ekonomi Bankası AŞ lehine haciz ve satılamaz şerhinin konulmasını talep ettiği, ancak durumundan şüphelenen görevlilerin ertesi gün gelmesini söyleyerek araştırma yaptıklarında araca ait faturanın sahte olduğunu tespit etmeleri üzerine, yakalandıkları anlaşılan olayda sanıkların eyleminin zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların kredi talebinde bulunurken Trafik Tescil Müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte içerikli olarak elde ettikleri, motorlu araç trafik tescil belgesini kullanmaları nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu halde aynı kanunun 158/1-d,j maddeleri gereğince alt sınırdan uzaklaşarak temel ceza tayini gerekirken alt sınardan temel ceza tayini, sanıkların bankadan 30.000 TL kredi talebinde bulunmaları nedeniyle elde edilmesi amaçlanan menfaatin 30.000 TL olduğu halde, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-j maddesi uyarınca temel ceza tayini sırasında, adli para cezasının elde edilmesi düşünülen menfaatin iki katından az takdir edilmesi, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi