Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15681 E. 2014/7646 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15681
KARAR NO : 2014/7646
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1- Sanıklar … ve …’nin katılan …’ya karşı eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar …ve …’un birlikte işyeri kiraladıkları ve …Rent a Car Emlak Ofisi Sigorta Bayii isimli işyeri açtıkları, sanık …’in aracını satmak için oto pazarına giden katılan …’ın yanına giderek tanıştığı, kendisinin işyeri olduğunu söyleyerek kartını verdiği, daha sonra tekrar katılanı arayıp aracını satıp satamadığını sorduğunu, işyerine davet ederek aracı almak istediğini söylediği, katılanın sanık …’in işyerine giderek aracın satımı konusunda pazarlık sonucu 17.000,00 TL’ye anlaştıkları, sanık … parasının banka hesabında olduğunu ve öğle tatili olduğunu, noterin açık olması nedeniyle zaman kaybetmemek için noterden 1 aylık süreyle geçerli olmak üzere kendisine satış yetkisi veren vekâletname vermesini istediğini, katılanın … Noterliği’nin 21.06.2005 tarih ve 17259 yevmiye numarası ile sanık …’e satış yetkisi veren vekâletname çıkarttığı vekaletnameyi verdikten sonra sanık …’in katılanı yanına bir adam vererek bankaya gönderdiği, burada bir müddet bekledikten sonra hesapta paranın olmadığını öğrenince işyerine döndüğü, aracın olmadığını görünce sanık …’i aradığı, sanığın… Sanayi Sitesinde olduğunu araca baktırmak istediğini söylediği, taksi tutup Balçova sanayine gittiğinde tüm aramalara rağmen bulamadığı, ardından Noter’e gidip sanığa verdiği vekaletname için azilname düzenlettiği, sanık …’in ise katılanın verdiği vekaletnameye istinaden aracı diğer sanık …’a noterden satışını yaptığı, aracın sonradan sanık …’un Kırşehir ilinde bulunan kayınvalidesinin evinin önünde park halinde ele geçirildiği ve katılana teslim edildiği,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve …’nin katılan …’ya karşı eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Mağdur …’ın ruhsatı kendi üzerine bulunan …plaka sayılı … marka otosunu satmak üzere gazeteye ilan verdiği, 17.07.2005 günü saat 17.00 sıralarında şüpheli …’in mağdurun aracına alıcı olduğu, 11.000 TL anlaştıkları, … Rent a Car Emlak Ofisi Sigorta Bayii isimli işyerinin kartını mağdura verdiği, sanık …’nin mağdura yarın sabah 10.00’a kadar otonun borcu yoktur kâğıdını çıkarıp işyerine gelmesini istediği, mağdurun eşiyle birlikte sanığın işyerine gittiği, kendi aralarında yazılı sözleşme yaptıkları ve mağdurun sanık …’ye aracı alım satımı ile trafikteki her türlü işi yapabileceğine ilişkin vekaletname verdiği, sanık …’nin mağdurdan incelemek bahanesi ile arabanın ruhsatını aldığı üzerinde haciz olup olmadığına bakacağını söylediği ve mağdurun aracını alarak ayrıldığı, sanık … geri gelmeyince mağdurun aradığı, sanık …’nin bankada sırada olduğunu söylediği, daha sonra tekrar aradığında bankadan çektiği paranın yetmediğini eşinin bileziklerini bozdurup tamamlayacağını söylediği, mağduru arayıp parayı tamamladığını getirdiğini söylediği, yine gelmeyince 2000 avro eksik ben yarın tamamlayıp getireyim
dediği, mağdurun arayı getirmesini parayı getirince aracı alabileceğini söylemesi üzerine aracı kamyonla takas yolu ile sattığını söylediği, mağdurun sanığın işyerinde bulunduğu sırada gelen faxta aracın diğer sanık …’ye sattığının anlaşıldığı, daha sonra şüpheli …’un aracı …’de galericilik yapan tanık …’a oto satış sözleşmesiyle sattığının anlaşıldığı ve aracın mağdura teslim edildiği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Mağdur …’ın 21/09/2007 tarihli dilekçesinde şikayetten vazgeçtiğini ve aracın sanık … ’ya teslimi talep ettiği, 02/06/2008 tarihli duruşmada alınan beyanında sanık …’un aradığını davanın uzun süreceğini aracın zarar göreceğini söyleyerek aracı satmasını istediğini, 4000 TL karşılığında aracı gayri resmi olarak sanık …’a sattığını ve şikayetini geri aldığını beyan etmesi karşısında; sanıklar sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/04/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi