YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15726
KARAR NO : 2014/7771
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar … ile …’ın katılan …’e ait iş yerine gidip kardeşi …’den 30 paket laminat parkeyi almak için anlaştıkları, karşılığında çek vermeyi teklif ettikleri, tanık …’in telefonla …’i aradığı, katılanın satışa karşılık çek alınmasına onay vermesi üzerine sanık …’in, sanık …’a ait 900 TL bedelli senedi …’e verdiği, almış oldukları malları sanık …’ın kamyonetine yükleyip iş yerinden ayrıldıkları, senedin vadesi geldiğinde senet bedelinin ödenmediği, bunun üzerine katılanın şikayetçi olduğu, sanık …’ın arkadaşı sanık …’in aldığı malları taşımak amacıyla olay yerinde bulunduğu katılana karşı yaptığı bir hile bulunmaması nedeniyle eyleminin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmadığından, sanık …’ın atılı dolandırıcılık suçundan beraatına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 27.11.2008 tarihli raporuna göre, suça konu senetteki borçlu imzasının sanıklar eli ürünü olmadığının anlaşılması karşısında, sanık …’ın senedi kendisinin düzenlendiğini ve borcu nedeniyle …’e verdiğini beyan etmesi ile sanık …’in de yaptığı alışveriş karşısında senedi Tanık …’e vermesi sonucu sanıkların eyleminin gerçekleştiği, sanık …’in kriminal raporu öncesinde senedin kendisine ait olduğunu kabul etmediği hususları dikkate alınarak, sanıkların senet bedelini ödememek için hileli hareket etmeleri nedeniyle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmasına rağmen sanıkların mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.