Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16062 E. 2014/8522 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16062
KARAR NO : 2014/8522
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu … Sistemleri Ticaret A.Ş.nin …’de bulunan açık otopark işletmeciliği alanında park görevlisi olarak çalıştığı ve araç sahiplerinden şirket adına park ücreti tahsil etmeye yetkili olduğu, ancak 13.01.2009 tarihinde 3.00 TL olarak aldığı otopark ücretini, 06.07.2008 tarihinde aldığı otopark ücretini, 13.06.2008 tarihinde aldığı otopark ücretini, 26.11.2008 tarihinde aldığı 2,50TL otopark ücretini şirkete teslim etmediği iddia edilen olayda;
Aslı dosyada bulunan … sayılı perakende satış fişinin üst nüshasında … plakanın yazılmış olduğu halde ikinci nüshasında… plakanın yazılı olması, ve sanığın tutanaklar ile ilgili soruya “ben eksik ücretin varlığını kabul ediyorum, zira bazı müşterilerden para alamadığımız oluyor” şeklindeki beyanı, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın eyleminin zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “125 gün” “104 gün” ve “2080 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla “5 gün”, “6 gün” “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmek ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.