Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16109 E. 2014/2571 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16109
KARAR NO : 2014/2571
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, cüce tabir edilen katılana kendisiyle evlenecek cüce bir bayan bulma konusunda yardımcı olacağını söylediği, bir süre sonra kendisinin evlenebileceği imajını yaratarak 1.500 TL tutarında altın ve 500 TL tutarında elbise aldırdığı, sonra evlenmekten vazgeçtiğini söyleyip aldıklarını sanığa iade etmemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunmasında katılana kendisi gibi cüce olan … isimli arakadaşını tanıştırmak istediğini söylediği, ancak …’ın katılanın yaşının büyük olduğunu söyleyerek olumsuz yanıt verdiği, sanığın …’a sürpriz yapmak istediğini söyleyerek kendisini kuyumcuya götürüp yüzük aldığını, ancak …’ın görüşmeyi kabul etmemesi üzerine bu kez sanığın kendisine evlenme teklifinde bulunduğunu, kabul etmeyip aldıklarını sanığa iade ettiğini belirtmesi ile katılanın sanık tarafından hile yapılarak kandırıldığına dair bir iddiası bulunmayıp ısrarla sanık ile nişanlandıklarını, birkaç gün sonra sanığın nişanı attığını, aldıklarını geri vermediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.