YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16254
KARAR NO : 2013/15319
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … Yatırım…Ltd. ticari ünvanlı şirketin yetkili temsilcisi olduğu bildirilen sanığın, katılan …’den … köyü, … mevkiindeki … ve … parsel no’lu taşınmazları, 19/03/2008 tarihli sözleşme çerçevesinde satın alması işleminde … A.Ş. ortaklık ve kredi sistemine ait 377.000 USD bedelli “… Çeki”ni işlem yapma yetkisi olmadan kullanması, böylece tapuda taşınmaz devirleri gerçekleştirildiği halde satış-komisyon bedellerinin ödenmemesi suretiyle haksız yarar sağlanması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunun iddia olunması karşısında;
Sübutu halinde eylemin TCK’nın 158. maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.