YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16285
KARAR NO : 2014/2226
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
PTT Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde yapılan sorgulamada; duruşma davetiyesinin şikayetçi kuruma hükmün verildiği 07.12.2009 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatı alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi kurum vekilinin, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum
ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Dosya kapsamında yargılanan hükmü temyiz etmeyen sanık …’in, olay günü rahatsızlığı nedeniyle aynı evde birlikte yaşadığı sanık …’in sağlık karnesini alarak Konya Numune Devlet hastanesine giriş kaydı yaptırdıktan sonra söz konusu sağlık karnesine istinaden ameliyat olduğu, bir gün sonra sağlık karnesinin sanık …’e ait olduğunun belirlendiği, bu şekilde yapılan ameliyata ilişkin 733,03 TL tedavi masrafının şikayetçi kurum tarafından karşılandığının iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçi kurumun iddialarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın kendisine ait sağlık karnesinin diğer sanık … tarafından kullanıldığını bildiğine ve bu şekilde eyleme iştirak ettiğine ilişkin iddiadan başka, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA 10.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.