Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16292 E. 2014/8630 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16292
KARAR NO : 2014/8630
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın gazeteye öğrenim seti satışı yapılacağına dair ilan verdiği ve ilanda irtibat telefonunu ayrıca gösterdiği, ilanı gören katılanın sanıktan 100 TL tutarında ürün siparişi verdiği, ürünün kendisine teslim edilmemesi üzerine sanıkla telefon irtibatı kurup parasını iadesi talebinde bulunduğu, sanığın tahsil etmiş olduğu parayı bir ATM cihazına bağlı banka hesabının veyahut kredi kartının bulunması halinde iade edebileceğini söylediği, katılanın kredi kartı olmaması nedeniyle arkadaşı Mehmet Mali’den temin ettiği kredi kartını ATM cihazı haznesine yerleştirdiğinde sanıkla yeniden telefon irtibatı kurduğu, sanığın katılanı ATM cihazı önüne yönlendirmesi sonucu 800 TL parasını kendi hesabına havale ettirdiği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, teselsül eden eylem nedeniyle sanık hakkında TCK 43. madde uyarınca cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “100 gün”, “2000.00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.