Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16294 E. 2014/8625 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16294
KARAR NO : 2014/8625
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılanın temyiz isteği hakkında yapılan incelemede;
Katılanın yokluğunda verilip 01.02.2010 tarihinde tebliğ olunan 24.12.2009 tarihli mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılanın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı,19.03.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteği hakkında yapılan incelemede;
a-Güveni kötüye kullanma suçu bakımından yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Avukat olan sanıkların, … Noterliğince 15.05.2006 tarih ve 015026 yevmiye nolu vekaletnameye istinaden alacaklı-müşteki vekili olarak borçlu… Dış Ticaret Ltd. Şirketi hakkında Eğirdir 1. İcra Müdürlüğünün 2006/451 ve 2006/452 sayılı dosyaları üzerinden yürüttükleri takipler sırasında haricen 4.000,00 TL tahsil ettikleri halde katılana vermeyip uhdelerinde tuttuklarının iddia edildiği somut olayda;sanıkların, aşamalarda değişmez anlatımlarında; “yasal hapis hakkını” ve yapmış oldukları masraflar için kullandıklarını savunmaları karşısında;maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, sanıkların katılana sağladıkları hukuki yardımların nelerden ibaret olduğu söz konusu paralar sanıklar tarafından tahsil edildiğinde doğmuş olan avukatlık ücreti bulunup bulunmadığı, yapılmış herhangi bir masraf bulunup bulunmadığı varsa ne kadar olduğu ve vekil edenin ödediği
masraf miktarı da dikkate alınarak hapis hakkını kullanmayı gerektirir bir alacak bulunup bulunmadığının denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenerek elde edilecek sonuca göre, sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-Sanıklar hakkında belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
b-Görevi kötüye kullanma suçu bakımından yapılan incelemede;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında belirlenen temel gün para cezasının TCK’nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç adli para cezasının 3000 TL yerine 3600 TL olarak belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.