YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16442
KARAR NO : 2014/8473
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde Diyarbakır DÜTF Genel Cerrahi bölümünde abisinin yanında refakatçi olarak bulunan müşteki, kendisini Mehmet Kaya olarak tanıtan sanığın kendisi ile akraba olduğunu, annesinin ameliyat olduğunu ve boyunluğa ihtiyacı olduğunu söylediği, almak amacıyla birlikte gittiklerini ve sanığın girdiği pasajdan çıkarak parasının eksik kaldığını söyleyip müştekiden toplam 270 YTL aldığı, sonrasında olay yerinden koşarak kaçtığı, müştekinin daha sonra kendisini teşhis edip polislere yakalattığı, sanığın bu eylemi ile dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müştekinin beyanlarıyla tüm dosya kapsamına göre, sanığın suçu işlediği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Müştekinin amcasının dinlenmesi veya ilgili hastaneye yazı yazılmasının sonuca bir etkisinin bulunmayacağı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.