Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16478 E. 2014/8856 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16478
KARAR NO : 2014/8856
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.

Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Katılan sanıkların Sağlık Bakanlığı Dışkapı Çocuk Hastanesi Biyokimya ve Hematoloji Laboratuvarında birlikte çalıştıkları, 15/02/2008 tarihinde katılan sanık …’un Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Kliniği’de biyopsi yaptırmaya gittiği, biyopsi sırasında katılan sanık …’den kendisine eşlik etmek istediği, katılan sanık …’in biyopsiye girdiğinde boynundaki kolyesini çıkarıp Sinem’e verdiği biyopsi dönüşü Sinem’in, kolyesini Berrin iade ettiği halde, katılan sanık …’in, işyeri arkadaşlarını arayarak Sinem’in kendisine ait kolyesini değiştirdiğini, kendi kolyesinin 60 TL ve daha pahalı olduğunu aynı yerde çalışan arkadaşlarına söylediği, olaydan dört gün sonra işyerine geldiğinde aynı iddialarını tekrarladığı, bu şekilde katılan sanık …’un katılan Sanık …’e hakaret ettiği, katılan sanık … hakkında ise, Berrin’den aldığı kolyeyi kendisinde bulunan kolye ile değiştirmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; oluşa, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, katılan sanık …’in, …’un kolyesini değiştirmeden aynen iade ettiği halde, Berrin’in iş yerindeki arkadaşlarına kolyesinin Sinem tarafından değiştirildiği söylemek suretiyle katılan sanık …’e karşı hakaret suçunu işlediği, katılan sanık …’e atılı güveni kötüye kullanma suçunun ise sübut bulmadığı anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.