Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16521 E. 2014/8784 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16521
KARAR NO : 2014/8784
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, önce 155 arayarak kendini APK’da görevli Emniyet Müdürü olarak tanıttığı ve oğlunun mağdur durumda olduğunu, parası ve cüzdanının çalındığını, mümkünse bir otel ayarlamalarını söylediği, görevli polis memurlarının Otel Uzcan’a giderek yer ayarladıkları, burada otel görevlisi ile sanığı verdiği telefon numarası ile görüştürdükleri, sonrasında sanığın otele giderek … adına düzenlenmiş nüfus kayıt örneğini gösterip kaydını yaptırdığı, sabah otelden ayrılırken ücretin Emniyet Müdürü olan babası tarafından ödeneceğini söyleyerek otelden ayrıldığı,
Sanığın otogarda görevli polis memurunu arayarak kendini APK’da görevli Emniyet Müdürü olarak tanıtıp, şehit başkomiserin oğlu için bilet alınmasını istediği ve polis memurunun misafir bileti kesmediklerini söylemesi üzerine, otobüs firmalarının ismini alıp kapattığı, daha sonra şikayetçi …’a ait otobüs firmasının genel müdürü olan …’i arayıp aynı
yalanlarla bilet ayırttırdığı, …’in otobüs firması bilet görevlisini arayıp, gelen polis memuruna bileti vermesini söylediği, daha sonra tekrar otogarda görevli polis memurunu arayıp bileti firmadan almasını istediği, polis memurunun firmaya giderek bileti aldığı, daha sonra sanığın polis memurunun yanına giderek kendisini…i olarak tanıttığı ve bileti aldığı,
Oteli arayan… isimli şahsın, kendisinin neden arandığını sorduğu, otel görevlisinin müşterileri olan sanığın otel telefonundan aradığını söylemesi üzerine, sanığın gerçek isminin … değil … olduğu bildirdiği, otel görevlisinin polise haber vererek sanığın bindiği otobüsün durdurularak sanığın yakalandığı, polis memurlarına ismini önce…… sonrada … olarak verdiği, yapılan araştırma sırasında asıl kimliğinin … olduğunu beyan ettiği olayda,
Gerçek kimliği ihbar üzerine ortaya çıkan sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 269/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.