Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16554 E. 2014/9171 K. 08.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16554
KARAR NO : 2014/9171
KARAR TARİHİ : 08.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, yakın arkadaşları vasıtasıyla tanıyıp güvendiği, ismini Zeki Kadirof olarak tanıdığı sanığın, elinde ugun fiyata, satışa hazır şeker bulunduğunu söylemesi, şikayetçinin almak istemesi üzerine, malın bulunduğu bildirilen Tekirdağ’a tanık … D’nin kullandığı araçla gittiklerinde, satmayı vaat ettiği şekeri getireceğinden bahisle 450 TL’yi alıp onlardan ayrılarak geri dönmemesi eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;

1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespit olunması suretiyle hükümde çelişki yaratması,
2-TCK’nın 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları” açısından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “otuzgün” ibaresi ile 3. paragrafındaki “600” rakamının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “beş gün” ibaresi ile “100” rakamının yazılması ile hükmün 6. paragrafının çıkartılıp yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca yanı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.