Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16595 E. 2014/8772 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16595
KARAR NO : 2014/8772
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, taksi şoförlüğü yapan katılana Konaklı kasabasına gitmek istediğini belirterek pazarlık yaptığı, katılanın ise taksimetrenin yazdığı miktarın geçerli olduğunu söylediği, bu şekilde anlaştıktan sonra Konaklı kasabasına gitmek üzere birlikte yola çıktıkları, yolda sanığın, Mahmutlar kasabasında bulunan bir şahıstan alacağı olduğunu söylediği, Mahmutlar’a doğru giderken Çıplaklı kasabasına saptıkları, sanığın burada bir eve girip çıktıktan sonra bir kişiden 500 Euro aldığını, para aldığı bu şahsa 235 TL para vermesi gerektiğini söyleyerek 500 Euro’yu bozduruncaya kadar katılandan 235 TL para istediği, katılanın da sanığın istediği bu parayı verdiği, birlikte Alanya ilçesinde bulunan döviz bürosunun yanına gittikleri, burada sanığın parayı bozdurma gerekçesi ile döviz bürosuna girdikten sonra katılana fark ettirmeden uzaklaştığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde, ertelemenin sadece hapis cezaları bakımından öngörüldüğü, adli para cezalarının ise erteleme kapsamı dışında tutulduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.