YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16597
KARAR NO : 2014/2884
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanık …’ın… İletişim Şirketinin yetkili müdürü olduğu, diğer sanıklar …’in de şirketin ortakları oldukları, temin ettikleri sahte rehinli ruhsat fotokopisini katılan bankaya ibraz edip taşıt kredisi çekmek suretiyle 23.017.00 TL bankayı zarara uğrattıkları böylece krediye konu … plakalı aracı aldıkları iddia edilen olayda, her ne kadar sanıklardan… ve … ile ilgili olarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı kamu davası açılmış ise de bu kişilerin araç kredisi ile ilgili dava konusu olay da yapılan işlemler yönünde herhangi bir eylem ve fiilleri bulunmadığından sanıkların atılı suçlardan beraatlarına, sanık …’ın … İletişim Şirketinin müdürü ve sorumlusu olması neden ile işlemler yaptığı, banka tarafından şirket adına araç kredisi verilmesi için teşvik ettikleri, aracın trafik kaydına rehinlidir şerhinin banka tarafından konulmadığı, bankanın yapması gereken işlem olduğu halde emniyet kayıtları ile ilgili banka işlemde bulunmadığı, iddia edildiği üzere elden sanığa rehin konulması için evrakların verildiği, ruhsatın fotokopi olup yazının da daktilo veya bilgisayarda yazılmış olabileceği elle yazılmadığı, bu nedenle herhangi bir inceleme yapılamadığı, aslına ulaşılamadığından sanık …’in de tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın sahte rehinlidir şerhi olan belge aslını bankaya sunduğu yönünde cezalandırmaya yeterli şüpheden uzak delil bulunmadığından sanığın atılı suçlardan beraatına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.