YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16674
KARAR NO : 2014/2824
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın babası olan …’ın 23.05.2007 tarihinde…Tarım Ürünleri İnşaat Sanayi Ticaret Anonim şirketine 13.660 kilogramlık kuru üzüm teslim ettiği, müstahsil makbuzu düzenlemesi ile ödemenin ertesi gün yapılması hususunda işyeri yetkilisiyle anlaşarak ayrıldığı, bir gün sonra ise sanığın, adı geçen şirketi arayarak ön muhasebe sorumlusu … ile yaptığı telefon görüşmesinde, kendisinin … olduğunu, parayı almaya oğlu …’ın geleceğini, müstahsil makbuzu ve ödeme talimatının bu kişi adına düzenlenmesini istediğini söylediği, telefon görüşmesinden kısa bir süre sonra da sanığın bahse konu şirkete giderek akrabaları olan …ve … oğlu …’ın kimlik bilgilerini ve Bağ-Kur numarasını vermek suretiyle düzenlettiği müstahsil makbuzu ile ödeme talimatını aldığı, sanığın ayrılışını takiben 15-20 dakika kadar sonra babası …’in şirkete geldiği ve satmış olduğu üzümlerin bedelini istediği, ayrıca kendisinin telefon ile aramadığını ve böyle bir yetkilendirme yapmadığını bildirmesi üzerine şirket yetkilisinin …bank Manisa Şubesine söz konusu ödeme talimatı ibraz edildiği takdirde ödeme yapılmamasını yazılı olarak bildirdikleri, sanığın ödeme talimatını ilgili bankaya ibraz ettiği ancak ödememe talimatı dolayısı ile bankanın sanığa ödeme yapmadığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında fabrikaya üzüm teslimatını kendisinin yaptığını, tanık …’den aldığı üzümleri katılan şirkete verdiğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, tanıklar … ve…’in beyanlarının da aynı doğrultuda olması, kimlik bilgileri farklı da olsa, imza incelemesinden de anlaşılacağı üzere fabrika yetkililerinin ürünleri sanığa teslim ettiklerine dair müstahsil makbuzu vermeleri, teslimatı yapan kişiye ait bilgilerin kayıtlara işlenmemesi, tanık …’in ifadelerinde ürünleri getiren çiftçiler adına müstahsil makbuzu düzenlendiğini belirtmesi, katılan tarafın, sanığın fabrika yetkilisini arayıp kendisini … olarak tanıtıp oğlunu göndereceğini söylediğini, ancak fabrikaya gittiğinde… oğlu …’a ait kimlik bilgilerini verdiği yönünde ileri sürdüğü iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olması, müstahsil makbuzunda kendi bilgileri bulunan … oğlu …’ın bu fabrikadan alışveriş yapmış olması nedeniyle kimlik bilgilerinin karıştırılmasının doğal olması hususları gözetilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.