Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16688 E. 2014/8697 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16688
KARAR NO : 2014/8697
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Temyiz dışı…’ın katılana ait 26 ton pirinci, Batman iline götürmek üzere şoförü olan sanık … ile birlikte teslim almasına rağmen, götürmesi gereken yere teslim etmeyerek İstanbul’a götürdükleri, şehrin girişinde bulunan Kurtköy’de, sanıkları, Laz… lakabı ile tanınan sanık …’ın kendi aracıyla karşıladığı, sanık …’ın kullandığı kamyonun, sanık …’ın aracını takip ettiği, bir süre sonra durarak bir depoya yanaştıkları ve kamyondaki yükü bu depoya boşalttıkları, aradan beş gün geçmesine rağmen malın ilgili yere teslim edilmediğini öğrenen katılanın şikayetçi olduğu, malın irsaliye ile temyiz dışı …’e teslim edildiği, yapılan başka bir yargılama sonucunda … hakkında mahkumiyet kararı verildiği, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle katılana ait malı götürmesi gereken yere götürmeyip elden çıkartarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları, ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık …’ın, baştan itibaren diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, malın katılandan teslim alınmasından önce sanıklarla irtibat içinde olarak diğer sanıkları İstanbul’a

yönlendirdiği, şehrin girişinde sanıkları karşıladığı ve sanıkların kendi aracını takip etmesini istediği, malı kendisinin belirlediği ve başka bir kişiye ait olan yere indirdiği, bu şekilde diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içinde iştirak iradesiyle hareket ettiği, olayın bütün aşamalarında bulunduğu ve malın katılanın elinden çıkmasına yönelik suç kastıyla hareket ederek haksız menfaat temin ettiğinin tüm dosya kapsamına göre sabit olması karşısında, sanığa yüklenen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi ve aynı Kanun’un 155/2. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak, suçun TCK’nın 165. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesine dayanan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.