Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16698 E. 2014/8736 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16698
KARAR NO : 2014/8736
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, olay günü aynı dosya kapsamında yargılanan ve haklarında mahkumiyet kararı verilen; ancak hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar ile birlikte, oto boyama işi ile uğraşan mağdurun yanına gelerek, kendilerinin oto hırsızlık bürosunda görevli polis memuru olarak tanıtıp, bu duruma inanan mağdur’a, iş yerinden daha önceden çalınan bir aracı bulacaklarını vaat ettikten sonra, iş yerinden bu şekilde ayrılan sanıkların, bir süre sonra tekrar gelerek mağdurun iş yerinden çalınan aracı sözde bulduklarını, aracın Antalya Kemer ilçesinde olduğunu, ancak getirilebilmesi için 1000 TL masrafın olacağını söyleyip, mağdurdan 1000 TL para istedikleri, mağdurun durumdan şüphelenmesi üzerine emniyet müdürlüğüne müracaat ederek, bu durumu anlattığı, sanıkların iş yerine parayı almak için tekrar geleceklerini belirterek ihbarda bulunması üzerine, parayı almaya mağdurun iş yerine

gelen sanıkların ekipler tarafından yakalandığı, mağdur tarafından sanık …’nın kesin bir şekilde teşhis edildiği, bu şekilde sanığın, kendisini polis memuru olarak tanıtarak mağdurdan haksız menfaat temin etmeye kalkıştığının iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurun beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1,35/2 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 50 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 35. maddesi gereğince cezasından 2/4 oranında indirim yapılarak sanığın 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 2 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 40.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.