YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16735
KARAR NO : 2013/18594
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir.Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını,sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur.Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanıklar … ve …’un Konya’da faaliyet gösteren … Konfeksiyon San. Tic. Ltd Şti.’nin ortağı oldukları, sanık …’ın ise şirketin çalışanı olduğu, sanıklar …, … ve …’ın, yetkili temsilcisi sanık … olan … Triko Tekstil San Tic Ltd Şti.’ne 849,216.50 TL bedelinde “bayan montu, ceket, bluz ve ikili takım” gibi triko ürünlerinden oluşan 11.800 parça ürünün satımına ilişkin fatura düzenleyerek söz konusu emtianın İstanbul’a nakli için 1972 model kamyonu ile nakliyecilik yapan … ile nakliye sözleşmesi yaptıkları ve taşınacak emtiayı 18/01/2006 tarihli “Nakliyat … Sigorta Poliçesi” ile 849,216.50 TL bedelle katılan …Ş.’ye sigorta ettirdikleri, alıcı … Ltd Şti.’nin de Konya’da kurulu olmasına rağmen 160 koli ve 849,216.50 YTL tutarındaki söz konusu ürünlerin teslim adresi olarak … bir adresi gösterdikleri, …’in Konya-Afyon karayolunu takiben Eskişehir üzerinden İstanbul’a gitmek için yola çıktığı, ancak Ilgın ilçesine bağlı … beldesi girişinde kamyonun sağ ön tekerinin patladığı, …’in kamyonu durdurarak yolun kenarında yarım saat kadar beklediği ve gece saat 02:00 sıralarında özel aracıyla Ilgın’dan …’na gitmekte olan tanık …’ın …’i görerek yanında durduğu ve yardım için birlikte bir lastik tamircisi bulmak için …’na gittikleri, ancak lastikçinin kapalı olması nedeniyle yine birlikte kamyonun yanına geldiklerinde kamyonun kasasının yanmakta olduğunu gördükleri, …’in 26.01.2009 tarihli oturumda; bu olayı sanıkların birlikte planladıklarından şüphelendiğini, sanık … …’ın daha öncesinde komyonunun tekerine şiş soktuğunu ve kendisini takip ederek kamyonunu yaktığını tahmin ettiğini, 23.03.2009 tarihli oturumda da olayın ertesi günü sanık … …’ın benzin dökerek kamyonun tamamını yakmak istediğini ancak kendisinin izin vermediğini açıkladığı, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kurumlar vergisi beyannamesinin incelenmesinde de … Limited Şirketi’nin bir seferde suça konu 849.216 TL bedelli triko malzemesini satmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, … Sigorta A.Ş. yetkilileri tarafından Akdeniz Üniversitesinde itfaiyecilik ve yangın güvenlik programında görevli Kimya Yüksek Mühendisi otomotiv teknik öğretmeni bilirkişilere düzenlettirilen 03/02/2006 tarihli bilirkişi raporunda “araçta oluşan yangının teknik bir arızadan oluşmadığının saptandığı, yanmanın oluşması için maddelerinin tutuşmasının sağlayacak bir etken olmasının gerektiği, teknik herhangi bir arızaya rastlanmadığına göre yangının başlangıç noktası olan sağ arka kasa içinde yangının başlamasının dışardan sağlanan hızlandırıcı ile olabileceği, doğal yoldan çıkmayan bir yangın olayı görüşü oluştuğunun” belirtilmesi, dosya içinde bulunan ve olay sonrasında çekilen kamyonun fotoğraflarının incelenmesinde de kamyonunu ahşap olan kasasının sağ arka köşesi ile arka kapağının daha fazla yandığı, yangının balatasından başladığı iddia edilen sağ arka çekici tekerinin renginin siyah olduğu ancak tamamen yanmadığı ve havasının da tamamen inmediği, bu tekerin arka
takımında bulunan tekerde herhangi bir yanık izi olmadığı, ancak kasanın daha fazla yanan kısmının bu tekerin üst kısmına denk geldiği, kamyon kasasının tabanının saç olduğu, yangının balatasından çıktığı iddia edilen tekerin üst kısmına ve yanlarına denk gelen kasanın demir aksamlarında ve boyasında herhangi bir yanık ve yanık isi bulunmadığının gözlenmesi sonucunda sanıkların birlikte hareket ederek sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1-…, …, ve … … haklarında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
18/01/2006 tarihli “Nakliyat … Sigorta Poliçesi”nin sanıklar tarafından yaptırılması, tanık kamyon şoförü …’in beyanları, sanık …’ın kamyonu takip etmesi ve olay saati olan gece saat 02:00’de olay yerinde olduğunun telefon sinyal alıcılarından anlaşılması, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kurumlar vergisi beyannamesinin incelenmesinde de … Limited şirketinin bir seferde suça konu 849.216 TL bedelli triko malzemesini satmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun sanıklar açısından sübutuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanıklar … ile … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Alıcı olan … Triko Tekstil San Tic Ltd Şti.’nin yetkili temsilcisi olan ve sigorta şirketi ile taraf olmayan sanığın, diğer sanıklara atılı eylemle bir ilgisinin olduğunu gösterir dosyaya yansıyan mahkumiyetine yeter derecede delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.