Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1675 E. 2013/20811 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1675
KARAR NO : 2013/20811
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; TEİAŞ’da işe girmek için müracaatta bulunan müştekinin 09/06/2006 tarihinde mülakata çağrıldığı, müştekinin adres kimlik bilgileri ve telefonunun internette yayınlandığı, olay günü müştekiyi telefon ile arayan şüphelinin kendisini milletvekili danışmanı olarak tanıtıp müştekiye ismini bir yakınından aldığını, kendisine yardım edebileceğini söyleyerek T.B.M.M.’de buluşmayı teklif ettiği, buradaki görüşmede müştekiye bir çok kişiye yardımcı olarak işe aldırdığını, müştekiyi de işe aldırabileceğini söyleyerek elindeki listeyi müştekiye görterdiği, müştekinin kendisini tanımadığını neden yardımcı olmak istediğini sorduğunda, bunun bir bedelinin olduğunu söyleyerek müştekiden bunun karşılığında 8.000 USD istediği, bu parayı işe başladıktan sonra ödemeyeceğini kendisini muhakkak işe aldıracağını söyleyip hatta eğer sen işe başlamazsan ben sana 10.000 USD doları vereceğim dediği, müştekinin durumdan şüphelenip sen hangi Milletvekilinin danışmanısın diye sorduğunda kimin danışmanı olduğum önemli değil, ben seni kesin işe aldıracağım, benim 5 – 6 tane kontenjanım var

iyi düşün diye cevap verdiği, bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla haksız menfaat temin etmeye çalıştığı, müştekinin şikayeti üzerine kamera kayıtlarında yapılan inceleme sonucu sanığın yakalandığı anlaşılmakla, sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’da cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Kanunun 99. maddesinin ” hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar ” hükmünü içerdiği gözetilmeden, hapis cezasından çevrili adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanarak bir bütün halinde adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığa adli para ceza tayin edilmesine ilişkin hükümde yer alan ” 90 gün ” ” 22 gün ” ve ” 880 TL ” ibarelerinin yerine sırasıyla ” 5 gün “, ” 1 gün ” ve ” 20 TL ” yazılması ve hükümden cezaların toplanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.