Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16761 E. 2014/9130 K. 08.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16761
KARAR NO : 2014/9130
KARAR TARİHİ : 08.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 2008 yılı Nisan ayında sanığın katılanın kebapçı dükkanını arayarak telefonla iki kişilik kebap siparişi verdiği, katılanın çalışanı olan tanık ….’in siparişi sanığın belirttiği işhanına getirdiği, sanığın …’ı işhanı önünde karşılaştığı ve kebapları alarak parasını üçüncü kattaki diş hekiminin muayenehanesinden almasını söyleyerek uzaklaştığı, tanık ….ın muayenehaneye gittiğinde dolandırıldığını anladığı, katılanın olayı adli birimlere bildirmediği, 1 yıl sonra suç tarihinde sanığın aynı şekilde katılanın kebapçı dükkanını telefon ile arayarak kebap siparişi verdiği, 100 TL para üstü getirmelerini söylediği, katılanın kuşkulanarak, çalışanı olan tanık….’u önden gönderdiği ve kendisi
tanık… ile peşinden gittiği, aynı işhanının önüne geldiklerinde tanık ..’ın içeri girdiği müşteki ile tanık …’ın dışarıda beklediği esnada, kısa bir süre sonra sanığın içeriden koşarak çıktığı, tanık …’ın sanığı görünce derhal teşhis ettiği ve koşarak yakaladığı anlaşılmakla, sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın ilk olaydan yaklaşık bir yıl sonra suç kastını yenileyerek ikinci eylemi gerçekleştirmek isterken yakalanması karşısında, her iki olaydan dolayı ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylemin bir bütün halinde zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek, sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.