YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16928
KARAR NO : 2014/9380
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; danışmanlık hizmetleri konusunda işyeri bulunan sanığın, kendisine başvuran katılan ile ailesi adına tapuya kayıtlı taşınmaz üzerinde akaryakıt ve LPG istasyonu kurmak için gerekli imar planı değişikliğinin yapılması ve ruhsat alınması ile ilgili işlemleri yapacağını söyleyerek katılandan 155.000 TL para istediği, sözleşmeyi yaptıkları anda katılanın sanığa 30.000 TL para verdiği, sonrasında ise sanığın katılandan değişik zamanlarda para aldığı, ayrıca bu işlemleri yaptırmak amacıyla İzmir’e gelip gittiğini belirttiğinden, yol parası ve konaklama giderinin katılan tarafından karşılandığı, böylelikle işlemleri yaptırıyormuş gibi davranarak parayı aldığı halde gerekenleri yapmadığı gibi almış olduğu paraları da iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında verilen kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği halde uygulanmamasının kazanılmış hakka konu olamayacağı ve infaz aşamasında resen gözetilebileceği öngörüldüğünden, bu konuda herhangi bir karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.