Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16997 E. 2013/14914 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16997
KARAR NO : 2013/14914
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek,kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; … adlı şirketin SGK ile 06.02.2001 tarihinde yaptığı sözleşme gereğince, SGK için yurt dışından oksijen yetmezliğinde kullanılan cihazları getirip sattığı, SGK tarafından yapılan denetimde sözleşme kapsamındaki malların ithalat faturalarının firmadan istendiği, firma tarafından faturaların fotokopilerinin SGK’ya gönderildiği, şüphe üzerine aynı malların ithalat faturalarının … Gümrük İdaresi ve … Havaalanı Gümrük İdaresi’nden istendiği, yapılan karşılaştırmada firmanın gönderdiği faturalarda ki 2 kalem malın fiyatının söz konusu firma tarafından fazla gösterildiğinin belirlendiği, bu şekilde kurumun 42.435,61 TL zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda, sanık …’nun söz konusu şirkete ortak olduğu, şirket işleri hakkında herhangi bir bilgisi olmadığı, şirket işlerini temsil ve ilzama yetkili abisi olan diğer ortak sanık …’in yürüttüğü, sanık …’ın ise şirket ile SGK arasında ortaya çıkan uyuşmazlıktan sonra, bu uyuşmazlığı çözmek için şirkette çalışmaya başladığı, dolayısıyla her iki sanığın da söz konusu sahte faturaların fotokopilerinin SGK’ya verip kurumu zarara uğrattıklarına ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.