YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17045
KARAR NO : 2013/18241
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç
oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… tarafından, …’a verilen özel bir vekaletname ile …’ın 2005 yılında … ilçesi … Köyü’ndeki taşınmazlar için doğrudan gelir desteği talebinde bulunduğu, bu kişilerin gerçekte, tarlaya arpa ekmedikleri ve söz konusu yerde bağ ve fıstık ağacı bulunduğu halde arpa ekmiş gibi beyanda bulunarak, 429.00 TL ödeme aldıkları, muhtar olan sanık … ile köyün azası olan diğer sanık …’un da, temyiz dışı sanıkların hazırladıkları çiftçi kayıt formunu imzalamak suretiyle, diğerlerinin nitelikli dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettikleri ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, 2005 yılında yayımlanan Tebliğ’e göre, muhtarın, belgeyi onaylamadan önce, taşınmazı kontrol etme ve inceleme görevinin bulunmadığı, beyandaki sorumluluğun beyanda bulunan kişiye ait olduğunun belirlendiği dikkate alınarak, sanıkları yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca sanıkların, başvuran kişilerin dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.