YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17088
KARAR NO : 2014/9646
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Yatağan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından Bozüyük ve .. Jandarma Karakol Komutanlıkları için tanık olarak dinlenen Jandarma görevlisi …’ın beyanına göre önceki evraklarda
ismi geçen sanık …’ye 10 ton fuel oil no: 4 kalorifer yakıtı siparişi verildiği, Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Kavas Petrolde satış elemanı olarak çalışan sanığın hakkında beraat kararı verilip aleyhine temyize gelinmeyen …’ın petrolcülük şirketi üzerinden Tüpraş’a sipariş verdiği, diğer sanık …’un yine hakkında beraat kararı verilip aleyhine temyize gelinmeyen … adına kayıtlı … plaka sayılı tanker ile Tüpraş’tan yükü alıp sanık … ile birlikte Yatağan Jandarma Komutanlığına getirdiği, yakıtın teslimi sırasında jandarma personeli …’ın faturadan şüphelenip Tüpraş’ı arayarak gerekli bilgileri verdiğinde ibraz edilen faturanın sahte olduğunun, yakıttan alınan numunenin incelemeye gönderilmesi üzerine de fuel oil no: 4 yerine fuel-oil no: 6 yakıtının teslim edilmeye çalışıldığının ortaya çıktığı somut olayda;
1-Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
İzmir Polis Kriminal Laboratuvarının 16.12.2008 tarihli ekspertiz raporuna göre akaryakıta ilişkin faturanın tamamen sahte olarak üretildiğinin ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirilmesi karşısında özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Tübitak MAM raporuna göre sanıkların getirdikleri yakıtın talep edilen fuel oil no: 4 değil, no:6 olduğunun tespit edilmesi ve Tüpraş’ın 25.11.2008 tarihli yazısında sanık …’un kullandığı tankere başından beri fuel oil no:6 yakıtının yüklendiğinin bildirilmesi ile her iki yakıt arasındaki fiyat farkı gözetildiğinde sanıkların evsafı belirtilen maldan başka bir malı teslim ettiği sabit olmakla,nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli para cezası belirlenirken tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle 468 gün olarak belirlenip günlüğü 20,00 TL hesabı ile 5.840,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 7.785,00 TL olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde adli para cezasına ilişkin kısımdan sırası ile “600’şer tam gün “, “450’şer tam gün”, “9342,00 TL”, “7.785,00 TL” ibareleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla ” 468 gün”, “351 gün”, “292 gün” ve “5.840,00 TL” ibareleri eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.