YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17134
KARAR NO : 2013/18603
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’ye yönelik olarak, … adına tanzim ettiği sahte belgelerle mağdur … bankasından çek hesabı açtırdığı ve sahte olan bu çekleri mağdur …’e borcuna karşılık vermesi olayı ile ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açılmasına rağmen hüküm kurulmadığı anlaşılmakla dava zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklardan …’in kendi kimliğini kullanmak sureti ile diğer sanık …’nin ise sahte olarak tanzim ettiği … kimliği ile Grup İnş. Tah. Gıda. Ltd. Şti’yi kurdukları, yine suç işlemek kastı ile sanık …’ın … adına düzenlediği sahte nüfus cüzdanı ve ikametgah belgesini katılan bankaya ibraz ederek bankadan ihtiyaç kredisi aldığı, böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;
Sanığın sahte kimlikle ortağı ve temsilcisi olduğu şirket vasıtası ile ve sahte kimlikle bireysel olarak katılan banka aleyhine farklı tarihlerde dolandırıcılık suçunu işlemesine rağmen hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayini ve eyleminin 5237 aynı zamanda TCK 158/1-h maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … Yeşiltaş hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesine gelince;
Sanıkların birlikte kurdukları şirket ve diğer sanık Sadi’nin sahte kimliği olan … adına düzenlenmiş çek karnelerinin Yasemin Şitilbay isimli bir kişi tarafından bankadan teslim alınması, karşılıksız düzenlenen çeklerin … ve … isimli kişiler tarafından ibraz edilmesi, şirketi temsile yetkili ortağın sanık …’nin olması ve bankadan alınan bireysel ihtiyaç kredisinin … adı ile diğer sanık tarafından kefilsiz olarak alınmasının anlaşılması karşısında; sanığın gerçek kimlik ve adres bilgisi ile diğer sanıkla birlikte kurduğu şirketin 5/100 oranda hissedarı olması dışında dosyaya başkaca bir eyleminin yansımadığı, diğer sanık …’nin çekleri kendisinin keşide ettiğine dair beyanı dikkate alındığında, sanığın he şekilde sanık
Şadi’nin eylemine iştirak ettiği ya da bu suçları birlikte işlediği açıklanmadan, keşide edilen çekler üzerinde bu sanık yönünden yazı ve imza incelemesi yapılmadan yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.