Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17135 E. 2014/9529 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17135
KARAR NO : 2014/9529
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonunda kısa karar ve gerekçeli kararda 157/1. madde yazılması gerekirken 150/1. maddesi yazılması, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının paraya çevrilmiş olmasına karşın kararda ilgili yasa maddesi olan TCK 52. maddenin yazılmamış olması mahallinde düzeltilme imkanı bulunan maddi hata olması nedeniyle, keza sanık hakkında 43. maddenin uygulanma ihtimali değerlendirilmeyerek hüküm kurulmuş olmasının aleyhe temyiz bulunmaması nedeni ile ve hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde önce otel işletmeciliği yapan sanık … ile turistik otellerde sauna işleten katılanın tanışarak arkadaş oldukları, daha sonra sanık …’un satılık olduğunu belirttiği Larespark isimli oteli satın alacağını söyleyerek katılana ortaklık teklif ettiği, katılanın bu teklifi kabul etmesi üzerine birlikte yurtdışından kredi temin etmek amacıyla İtalya ülkesine gittikleri, ancak kredi temin edemeden geri döndükleri, bu sırada sanık …’un daha önceden tanıdığı sanık … ile görüşerek kendisini Antalya iline çağırdığı ve katılana sanık …’ı dayısının oğlu olarak tanıtıp, yurtdışında çalıştığını, kredi veren kurumlarla ilişkisi bulunduğunu söyleyerek kredi temin etme hususunda yardımcı olacağına dair katılanı inandırdığı, bu eylemin sanık … tarafından da desteklenerek katılanı yurtdışından kredi temin edileceği hususunda ikna ederek yapılması gereken masraflar adı altında katılandan toplam 55.000 euro para aldıkları, bu şekilde üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri; sanıkların savunması, katılan ve dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönünde mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın ve Sanık … müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.